DIL SECINIZ 








Antalya Aktüel

İsviçre’ye kaçırılan Herakles Lahdi Türkiye’ye getiriliyor
Kültür ve Turizm Bakanlığının girişimleri sonucunda İsviçre’den iadesi konusunda anlaşmaya varılan Herakles lahdi, 6 Eylül’de Antalya'ya getiriliyor.


Antalya Tanıtım Vakfı – Jeonju, Güney Kore Kardeş Şehrini Ağırladı
Jeonju şehrinden gelen 3 sanatçı ile 23-29 Ağustos tarihleri arasında ATAV, Geleneksel El Sanatları üzerine bir projede işbirliği yapmakta olup; Antalya’ya özgü geleneksel el sanatları tanıtımı, müze ziyaretleri ile geleneksel el sanatlarına tanıklık edebilinecek kurum ziyaretleri yapılmasına yardımcı olmakla birlikte bir de Türk Sanatçıların da katıldığı Kaleiçi'nde yer alan Art Cafe'de workshop organize etmiştir.










YÖREX Heyecanı Başlıyor
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteğiyle bu yıl 8’incisi düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in hazırlık çalışmaları başladı.


ATAV Tecrübelerini “Şanlıurfa’da Tarih Yeniden Canlanıyor” Projesine Aktardı
Kurulduğu 1996 yılından bu zamana kadar Antalya ve ilçelerine ait gizli kalmış veya unutulmaya yüz tutmuş sosyo - kültürel, tarihi, gastronomi ve doğal zenginlikleri gün ışığına çıkarmak için çalışmalar yürüten Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) son olarak Karacadağ Kalkınma Ajansı’nı ağırladı.

Antalya Tanıtım Videosu

Get the Flash Player to see this player.

Online Anket
Sevgili Antalya ziyaretçisi,

Web sitesi hazırlayanları olarak bizlerden farklı bakış açısına sahip ziyaretçilerimiz olabileceğini düşünerek aşağıdaki anketi hizmetlerimizi geliştirmek amacıyla doldurmanızı rica ediyor zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz.

Aşağıdaki seyahat hizmetlerinden hangilerinden internet üzerinden rezervasyon yapıyorsunuz.
 Günlük Turlar      27%
 Uçuş      37%
 Otel      15%
 Araç Kiralama      5%
 Restaurant      5%
 Taksi      3%
 Transfer      4%
 
Türk Mutfağı <<< Geri  

Türkler, Asyalı olarak zengin bir malzemeye sahiptirler. Mezopotamyalılar’ın baharatlı, çiğ etli tatlılarını Asyalı malzemeyle birleştirmişler, Anadolu ekolojisinin çok çeşitli otların, Doğu Karadeniz kıyılarının hayvansal ürün elde etme yöntemlerini ekleyerek çok çeşitli bir yemek kültürü oluşturmuşlardır. Yani çeşitli kültürlerin karışımından, zengin bir yemek kültürü yaratmışlardır.
Türk mutfağının dört büyük özelliğinden ikisi, malzemedir. Bunlar: Koyun eti ve soğandır. Diğer ikisi ise pişirilme ile ilgilidir. Odun kömürü ateşi ve bakır tencere.

Beslenme, tüm canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri için vazgeçilmez bir olgudur. Canlı kalmamız için yapılması gereken bir ihtiyaçtır. Türk beslenmesi, Türk mutfağı derken, konuya çok çeşitli açılardan bakılabilir.

Kişinin, yemekleri tercih olanağı olduğu zaman neyi seçtiği, onu ne biçimde sağladığı, nasıl pişirdiği, nasıl, ne zamanlar ve nerede yediği, kendi toplumsal grubunun alışkanlıklarına göre değişir. Türk toplumu da yemek türü, tadı, özelliği bakımından diğer kültürlerden oldukça farklılık göstermektedir.

Ülkemizde yemek yeme alışkanlıkları tarihsel olarak, bölgesel olarak hatta köy, kent gibi yerleşme birimlerine göre de değişiklik göstermektedir. Bununla birlikte, bu farklılıklara rağmen toplumumuzda yine de bu konuda ortak özellikler söz konusudur. Başka bir deyimle bu ortak özellikler, davranış kalıplarını ifade etmektedir.

Uzun bir tarihsel geçmişe sahip Türkler, mutfak konusunda zengin bir kültüre sahiptirler. Bu zenginlik, kendisini bol çeşitli yemeklerde göstermektedir. Ayrıca, tüm yiyecek ve içeceklere ilişkin davranış kalıpları geliştirilmiştir.

Yemek zenginliğini ifade eden birkaç örnek verebiliriz. Örneğin sadece Karadeniz bölgesinde bilinen mısır karışımı yemekler yirmiyi geçer. Yine Karadeniz yöresinde hamsiden yapılan yemek türlerinin aşağıda belirteceğimiz isimleri de mutfak zenginliğimizi gösterir. Hamsinin içli tavası, hamsili ekmek, hamsi pilavı, hamsi kayganası, tavası, köftesi, hamsi içli tavası, hamsi diblesi, hamsi haşlaması, hamsi ızgarası, hamsi böreği, hamsi buğulaması gibi.

Kayseri’de yirmi türlü pastırma söz konusudur. Bir yazarımız şöyle diyor: “Yirmi türlü pastırmanın her birinin ayrı özelliği, ayrı tadı var. Bir Kayseriliye say yirmi türlü pastırmanın adını dediğiniz zaman saymaya başlar: sırt, kuşgömü, kenar mehle, eğrice, omuz, dilme, şekerpare, kürek, kapak, döş, etek, bacak, ortabez, kavrama, meme, kelle, kanlıbez, arkabas, tütünlük.”

Patlıcandan yapılan yemek türleri, salatalar ve kebap türlerimiz oldukça zengindir. Bıldırcın kebabı, çevirme kebabı, kuzu çevirme, çöp kebabı, çubuk kebabı, şiş kebabı, deri kebabı, pideli kebap, Adana kebap, saç kebabı, tas kebabı, tandır kebabı bunlardan sadece birkaç örnektir.

Anadolu yemeklerinin genellikle bitkilerden, etlerden ve hamurdan olmak üzere üç kaynaktan oluştuğunu görmekteyiz. Bunların çoğu eski çağdan itibaren kullanılmıştır. Esasen uygarlıkla yemek türleri arasında bir bağlantı vardır. Yemek yapımında kullanılan araç gereçlerin niteliği, sayısı, türü, düzenlenişi, pişirilen maddenin kendisi, pişiriliş biçimi, doğadan olduğu gibi elde edilip yenip yenmediği gibi hususlar o ülkenin uygarlık düzeyi ve yaşam zevki hakkında bir fikir verebilir. Yemek yeme alışkanlıkları, antropolojik deyimle bir kültür karmaşığıdır. Yani yemek faaliyetinde birçok kültürel özellikler bir arada bulunur. Özetle, mutfak, bir uygarlık belirtisidir. Tarım bitkilerinden yararlanmayan, genellikle etle, av hayvanlarıyla beslenen toplumların ilkel düzeyde olduklarını söylenebilir. Türkler çeşitli uygarlık aşamalarında çeşitli yemekler yapmışlardır. Her uygarlık aşamasının bugünkü yemek yeme alışkanlıklarına etkisi olmuştur.

 
Antalya Guide © Copyright 2009 Antalya Tanıtım Vakfı
Bu sitede bulunan tüm resimler, yazılar, logo ve dökümanlar Antalya Tanıtım Vakfı tarafından izinsiz alınamaz ve kopyalanamaz.
Antalya Kadın Müzesi
Designed by Mescomedia